6 Temmuz 2014 Pazar

Santa Cruz De La Sierra ve Buenos Aires'e dönüş

Yolculuğumun Bolivya'daki son durağı ülkenin en büyük ve en zengin şehri Santa Cruz De La Sierra idi. Buraya geliş sebebim ise ziyaretten çok ticaretti. Buradan Buenos Aires'e uçmak, Bolivya'nın herhangi bir yerinden uçmaktan daha ucuza geliyor. Talep yoğunluğu haliyle fiyatları da etkiliyor.

Bu kocaman şehir, Bolivya'da gördüğüm diğer şehirlerin aksine mega alışveriş merkezleri, çeşit çeşit restaurantları, sokakları ve gökdelenleriyle Buenos Aires öncesi beni şehir hayatına alıştıran, normale döndüren bir yer oldu. Yine de son üç aydır beraber seyahat ettiğim 7/24 bir arada yaşadığım yol arkadaşım Jim'den ayrılıyor olma ve seyahat yaşantımın bir süreliğine de olsa noktalanması hissi ağır basıyor ve şehre odaklanmamı engelliyordu. Dürüst olmak gerekirse, zaten ben de bir şehir gezecek havada değildim.

Catedral Metropolitana "Basílica Menor de San Lorenzo"

Sonuç olarak Arjantin'den başlayıp Şili'ye, ordan Peru ve Bolivya'ya uzanan seyahatimin sonuna gelmiştim. Başlangıç noktam olan Buenos Aires'e dönmek için hava alanının yolunu tuttum. Ayrılıkları ve bitişleri hiç sevmem ama hayatın kaçınılmazlarıdır, bilirim. Yol arkadaşımı Peru'ya giden uçağına bindirirken yaşadığım ayrılık hissine bir de Buenos Aires uçağına binerken yaşadığım bitiş hissi eklenince haliyle benim için duygusal anlar kaçınılmaz oldu. 

Buenos Aires'e dönmek kendimi iyi hissetmemi sağladı diyebilirim. Tanıdık yerlere geri dönmek, normal bir taksiye binmek, takside Barry White dinlemek, içlerinde yaşamaya alışık olduğum insan profilini seyretmek sinirlerimin yatışmasına ve üzüntümü bir nebze unutmama yardımcı oldu. 

Daveti üzerine, eski ev arkadaşımın yeni evinde kaldığım Buenos Aires'deki son üç günümün benim için çok verimli geçtiğini de söylemeliyim. Güney Amerika'ya gelirken yanımda getirdiğim her şeyi tekrardan gözden geçirip veda edeceklerimi torbalara doldurduğumda yaşadığım hafifleme hissinin yanı sıra Türkiye'ye dönünce yapacaklarımla ilgili taslakları oluşturmak için bana gerekli zamanı da verdi.  

veda ettiğim emektarlarım
Dokuz ayın sonunda Güney Amerika maceramın sonuna gelmiştim. Hayatımı etkileyen, değiştiren gözlemler ve yaşanmışlıklarla zenginleştiğim belki de hayatımın en dolu ve verimli dönemi oldu. Benim için bir ilk olmasına rağmen, bir gezgin olmanın tadını almıştım ve bu son olmayacaktı. Dönüş yolunda bildiğim tek şey buydu. 
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder